5
May
2011
0

Okuduğu için yazmaya özenenleriz biz..

Çocukken özel günlerinde hediye olarak kitap aldıklarında üzülmeyen aksine sevinen, misafirler daha oradayken odanın bir köşesine çöküp de kitabın kapağına, arkasına, resimlerine, sayfalarına bakanlar bizleriz ve bugün halen aranızdayız.

Metrobüste, minibüste, motorda, vapurda, tramvayda çantamızdan çıkardığımız kitapları okuyan bizleriz. Merak ediyorsanız, evet çoğu zaman bizim de midemiz bulanıyor, ama bunu pek umursamıyoruz. Gün içinde kitap okumamıza engel olan o kadar çok iş varken, bulduğumuz o ilk müsait anı değerlendirmemize İstanbul şöförlerinin engel olmasına izin vermemizi bekleyemezdiniz değil mi?

Çocukken okuduğumuz kitaplardan sonra, yazı yazmaya özenen bizler, büyüyünce ne olmak istiyorsun sorusuna yazar olmak istiyorum diye cevap verdik. Çok sempatikti bu cevap büyükler için ve bize gözlerinin içi gülerek güldüler ya da biz öyle anladık. Çünkü ardından da ”Hahaha, bak senin bir mesleğin olsun kitap yine yazabilirsin, bak bazı yazarlara adam mesela hem doktor hem de kitap yazmış, hem avukat hem de bir dolu kitabı var”. Biz de inandık onlara büyük oldukları için ya da biz çocuk olduğumuz için.

Başka başka şeyler olduk. Ama kitap okumaktan usanmadık, bıkmadık, her geçen gün daha çok sevdik. Her okuduğumuz kitapta yazmaya özendik. Yazıp, beğenmeyince sildik. Bazı şeylere başladık, ama sonunu getiremedik.

Bugün burada, yeni birşeye başladık. Yalan yok, fazlasıyla özendik. Biz, sadece boş zamanlarımızda değil, imkan bulduğumuz her an okumaya çalıştığımız kitaplardan sizlere bahsetmeye karar verdik.

Beğenmeniz dileğiyle, hoş bulduk! 🙂

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Bir kalem, bir silgi almaya vaktiniz var mı?
Cumhuriyet Kitap Kulübü, Üye No: 4231
Yarım Bıraktıklarım