30
Kas
2011
0

İlk E-Kitap Deneyimim!

Kitaplarımın kokusuna, ilk sayfasını imzalattığım zaman içimi saran heyecan ve mutluluk duygusuna, başucumdaki rafta sıra sıra durmalarına, kitap ayraçlarıma büyük bir aşk ile bağlıyım. Bütün ilişkilerde karşılıklı dürüstlük o ilişkinin devamı için en önemli unsurdur. Ben ”saçları saman sarısı” sevgililerimi bir e-kitap ile aldattığımı burada herkesin huzurunda açıklamak istiyorum.
Şaka bir yana, yaklaşık 3 hafta önce, çok uzun zamandır sahibini olmayı düşlediğim mucize icat iPad 2’ye kavuştum ve tanıtımını izlediğim ilk andan itibaren beni kendine hayran bırakan iBooks uygulamasını birinci elden test etme şansını da elde etmiş oldum böylelikle. Kesinlikle, çok ama çok iyi. Türkiye Uygulama Marketi’ne kayıtlı bir üye olduğum için Apple’ın elektronik kitap dükkanına giriş yapamadım ama ücretsiz olarak sunulan dünya klasikleri de hiç yadsınamayacak kadar iyi ve değerlendirilebilir. Anna Karenina, Wuthering Heights ve daha neler neler. Sayfanın rengini değiştirme, fontları değiştirebilme ve parlaklık ayarını değiştirebilme olanağı kitap okuma keyfinizi tamamen bireyselleştirebilmenize yarayan çok iyi düşünülmüş ayrıntılar. Ama benim esas favorim, cümleleri işaretleyebilme, sanal bir post-it aracılığı ile sayfanın kenarına notlar iliştirebilme ve kitabın indeks sayfasında bu aldığımız notları ve altını çizdiğimiz bölümleri düzenli bir şekilde listelenmesi oldu. Hiçbir kitabımın üzerine yerine yazı yazamam çünkü ben (ders kitaplarını hariç tutuyorum tabiki). Kıyamıyorum bir türlü. Ama iBooks’un sunduğu bu özellik gerçekten yıllardır özlemini çekmiş olduğum sayfaları işaretleyebilme ve o anda aklımdan geçenleri bir çırpıda unutmadan yazıya dökebilmemi sağlamış oldu. Umuyorum bir gün Can Yayınları, İletişim Yayınları, Doğan Kitap gibi büyük yayınevlerimiz Apple’ın elektronik kitap marketinde yer alacaklar. O günün gelmesini o kadar büyük bir şevkle bekliyorum ki. 
Peki güncel ve özellikle Türkçe kitaplar için durum nedir? Idefix’in Apple Market’te hem iPhone hem de iPad için yayınlamış olduğu ”Kitaplık” uygulaması, şu an için diğer alternatiflerinin arasında bir hayli öne çıkmış durumda. Her ne kadar iBooks uygulamasından geri kaldığı aşikar olsa da, yine de keyifli bir okuma deneyimi yaşayabilmemiz için temel gereksinimlerimizi fazlasıyla karşılıyor. Font değiştirme şansımız ne yazık ki bulunmuyor ancak kelime boyutlarını istediğimiz şekilde değiştirebiliyoruz. Kaldığımız yeri unutmamamız için ayraç ile işaret koyabiliyoruz. Bölümler kısmından seçerek ve ekranın altındaki barı kullanarak kitap içinde hareket edebiliyoruz. 
İdefix’in sunduğu mobil e-kitap dükkanı ise, gerek fiyat gerek çeşitlilik olarak şu an için oldukça tatminkar düzeyde. Yayınevlerinin yayın politikası ile paralel olarak bazı güncel kitapları da bir kaç saniyede iPad’imize indirerek okuyabiliyoruz. Can Yayınları, Doğan Kitap, Bordo Siyah Yayınları, İş Bankası Kültür Yayınları, E-kitap seçeneklerini idefix aracılığı ile bizlere sunan yayınevlerinden sadece birkaçı.
Türkiye’de korsan kitapla mücadelede bile çoğu zaman yanlız bırakılan yayınevleri ülke standartlarımızın üzerinde bir özveri göstererek elektronik kitap pazarında var olmaya başladılar. Onların hamlelerini ileri götürecek olanlar pek tabiki bizden başkası değil. Dünya üzerinde büyük ve sessiz bir kitabevinde gezerken benden daha mutlu olan kişi sayısı çok azdır. Buna rağmen bu kitap romantikliğim, geleceğin e-kitap teknolojisinde olduğunu görmeme bir engel değil. Kitapları elektronik ortama taşımak, onları internetle entegre bir şekilde interaktif olarak okumak, keyfini aldıktan sonra vazgeçemeyeceğimiz bir özellik olacak diye düşünüyorum. Bilmediğimiz bir kelimeyi anında, daha onu okurken internet üzerinden sorgulamak, okuduğumuz bir konuyu anında farklı kaynaklarda aratmak, beğendiğimiz bir bölümü okuduğumuz kitabın sayfasından ayrılmadan sevdiğimiz, fikirlerine önem verdiğimiz (hadi mesela ekip arkadaşların olsun, değil mi?) kişilerle paylaşma şansı kullandıkça seveceğim ve alışacağımı düşündüğüm özellikler. Burada bize düşen, ister yazılı ister dijital olsun, korsan kitaba karşı duruşumuzu çok net bir şekilde konumlandırmak olacaktır. Korsan kitaba hayır! 
Teknoloji ve edebiyat dünyasının yollarının kesiştiği bu mecra, ülkemizde ne kadar ilerleyebilecek ne kadar gelişebilecek, bunu zaman gösterecek. Başta Amazon olmak üzere, Barnes&Nobles ile birlikte bir çok büyük yayınevi kendi tabletlerini çıkartarak bu konuda ne kadar ciddi olduklarını ortaya koyuyorlar. Umuyorum ki, Idefix ve daha niceleri, bize dünya standartlarında elektronik kitap okuma fırsatı sunan uygulamalar ile karşımıza çıkacaklardır. Kağıt üretimi için kullanılan ağaçların ayakta kalması ile beraber, doğaya olan katkı da yanımıza kar kalacak.
Idefix’in çok ince bir hareket ile bana sunmuş olduğu hoşgeldin kitapları arasından seçip de okumuş olduğum Peride Celal’in Mektup adlı kitabı, böylelikle okumuş olduğum ilk e-kitap oldu. 4 adet öyküden oluşan bu 100 sayfalık kitap, usta yazarın 1990’lı yıllarda yazmış olduğu kitaplarından. Dili akıcı ve öyküler sizi sıkmadan içine alıp sürüklüyor bu nedenle çok kısa bir sürede kitabı okuyabilirsiniz. Kadınların aile içinde çekmiş olduğu sıkıntılar ve hayatta yaşamış olduğumuz pişmanlıklar, kitaptaki tüm öykülerin üzerine sinmiş olan temalar, bunları anlatırken karakterlerin hissettiği duyguları bize başarıyla aktarıyor yazar. Özellikle, kitaba da adını veren, karısını yeni kaybetmiş olan başarılı bir işadamının oğlundan aldığı bir mektubu okurken yaşadığı gel-gitlerin, hislerinin, pişmanlıklarının, öfkelerinin, yalnızlığının aktarıldığı ”Mektup” adlı öyküyü okumanızı tavsiye ederim.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Kırmızı Saçlı Kadın – Bir garip Orhan Pamuk Romanı
Ufak bir Stefan Zweig Maratonu
Hikayede – Oldukça – Büyük Boşluklar Var
Bize Kalsa Böyle Geçerdi Akşamlar
  • e-kitap, karşı durduğumuz kadar da fena bişi değilmiş dimi ya =) ben de pek hoşlanıyorum okumaktan. ancak bu aşamada sanırım ben yavaş yavaş korsana yönelecek gibiyim. en azından yabancı kitaplarda…