3
Kas
2012
0

Amazon Türkiye ve düşündürdükleri

Bu hafta içerisinde idefix Genel Müdürü Mehmet İnhan’ın yakın bir gelecekte Amazon’un Türkiye’ye gireceğini öngördüğü bir haber okudum. Çok içten bir keşke dedim. Amazon.com, kitaptan elektroniğe, kozmetikten ev eşyasına kadar hemen hemen herşeyi satan dünyanın en büyük e-ticaret sitesi. Ancak ben bu haberi, özellikle elektronik kitapların Türkiye’deki geleceğini birebir etkileyecek bir gelişmeyi müjdelediği için önemsiyorum.
Teknoloji çağının içerisinde büyüyen ve her türlü yeniliği büyük bir hızla içselleştiren bir nesilin çocukları olarak teknolojik yeniliklerin hayatımızda kapladığı alan oldukça büyük. Önce bilgisayarlarımız vardı, derslerimizi yapalım diye bize alınan. Ardından interneti keşfimiz, bloglarımız, sonra akıllı telefonlarımız, sosyal medya hesaplarımız ve peşi sıra daha niceleri. Elektronik kitapların durumu ise biraz daha farklı. Bu teknolojik yeniliğin de ilgi çekici olduğunu kabul ediyoruz, gerekliliğini de aynı şekilde. Ama içimizdeki romantik kitap kurdu basılı kitaba bir alternatif yaratılmasına razı olmuyor. Bunu anlayabiliyorum çünkü basılı kitaplar, bizim için zaten mükemmel ve değiştirilmesi için hiç bir neden yok.
İçimizdeki romantik kitap kurdunu belki de şu şekilde bastırmalıyız: elektronik kitaplar asla tamemen basılı kitapların yerini almayacaklar, en azından bizim yaşam süremizde. Ancak elektronik kitap satışlarının basılı kitap satış rakamlarını yakaladığını hatta önüne geçtiği de bir gerçek. Amazon İngiltere, 2012 yılının ilk altı ayında sattıkları her 100 basılı kitaba karşın 114 e-kitap sattıklarını açıklamıştı. Türkiye’deki duruma baktığımız zaman ise, İdefix’in tabletler ve akıllı telefonlarda e-kitap okumaya olanak sağlayan ”Kitaplık” uygulamasının kullanıcı sayısı önceki yıla göre 4 kat artarak 150.000 kişiye ulaştığını görüyoruz. (Burada kullanıcı için en büyük motivasyonlardan birinin de basılı kitaplara göre oldukça düşük olan maliyetler olduğunu unutmamamız gerek) Elektronik kitaplar, kendi pazarını ve kendi kitlesini oluştururken daha önce kitabın ve edebiyatın ulaşamadığı kitlelere farklı bir yol ile ulaşarak hepimiz için bu kültürel pastayı büyütüyor, bu gerçeği de es  geçmemeliyiz. Bunun yanında, elektronik kitapların özellikle küçük çocuklar üzerindeki etkilerinin oldukça olumlu olduğunu gösteren araştırmalar da yayınlanıyor, interaktif dijital kitaplar aracılığı ile aile-çocuk arasındaki öykü anlatma seanslarının kimliği değişiyor ve çocukların kitap okuma sevgisi daha kuvvetli hatıralar ile başlama şansını buluyor. Elektronik kitaplar ile basılı kitapların, bizim yaşam döngümüz içerisinde, kol kola  yürüyecekleri ve gün geçtikçe elektronik kitapların öne geçeceği bir realite ve bizim buna tepki göstermek yerine uyum sağlamayı tercih etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Özellikle ABD’de büyük yayın evleri kendi e-kitap okuyucularını çıkartıyorlar ve insanların e-kitap okuma deneyimlerini uçtan uca tasarlayarak onlara keyifli bir deneyim sunmayı amaçlıyorlar. Barnes&Noble’ın Nook’u, Amazon’un Kindle’ı ve tabii ki Apple’ın iPad’i. Ve bu doğrultuda e-kitap pazarının tüm nimetleri başta ABD olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinin kullanımına sunuluyor, tabiri caizse bize de ağzımızın suları akarak seyretmek kalıyor. Yurtdışından aldığımız e-kitap okuyucularına, binbir zorlukla kitap yükleme deneyemimiz de cabası. (Bu arada, idefix’in Genel Müdürü Mehmet İnhan, aynı yazıda e-kitap pazarının büyümesi halinde Amazon’un Kindle’ına benzer bir e-kitap okuyucu çıkartabileceklerini belirtiyor) Amazon’un Türkiye pazarına girmesi demek, dünyanın sonunda bizi de hatırlaması anlamına gelecektir, daha kolay ve kullanıcı dostu süreçler ile e-kitaba ulaşmak, indirmek ve okumak anlamına gelecektir. Apple’ın da Türkiye ofisini açmak için son sürat çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz. 2013 yılı içerisinde Apple Türkiye ofisinin açılması demek hemen akabinde iTunes Store’un ve iBook Store’un da Türk kullanıcıların hizmetine  sunulabilir duruma gelmesi anlamına da geliyor. Bu potansiyel de Amazon’un Türkiye’ye giriş yapma planlarının asparagas olmadığını düşündürüyor.
Yakın gelecekte Amazon ve Apple gibi elektronik kitapların iki büyük oyuncusunu Türkiye’ye girme olasılıkları, beni heyecanlandırıyor. 2013 ve sonrasının neler getireceğini, hep beraber göreceğiz.

 

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

3 Kitap. 2 Şehir. 1,5 Ay ve 1 Calibro.
babil.com ‘un tatlı jesti
Korsan ve free rider (beleşçilik) arasındaki büyük farklar
İlk E-Kitap Deneyimim!
  • bir işletme dersinde amazon’u case olarak okumuştuk. amazon’un gerçekten insanı hayrete düşüren fiyatları sağlayabilmesinin sebebi, o düşük fiyatlarla müşteriyi kendine bağlaması ve borsada hissesinin bu sebepten çok tercih edilir olması şeklinde açıklanıyordu. bu gerçekten ne kadar doğru bilmiyorum tabi, ama amerika ve avrupa için hisse alım satımının türkiye’ye kıyasla halka daha fazla inmiş olduğu bir gerçek. dolayısıyla aynı düşük fiyat politikasını burada uygulayabilirler mi bilmiyorum.

    öte yandan sadece e-kitap ve kindle ile pazara girseler bile kafi. e-kitaplar gerçekten inanılmaz pahalı türkiye’de. idefix ne kadar tepki alıyorsa artık her e-kitap ürün sayfasında açıklama var “yayıncı kuruluşun verdiği fiyattır” diye. maliyetler bu kadar düşmüşken hala yüksek fiyat çekmeleri gerçekten büyük terbiyesizlik. d&r’da geçen gün baktığım bir kitapda e-kitap daha pahalıydı 🙂 böyle bi saçmalık olabilir mi? amazon sadece e-kitapla girse bile rekabet kızışır, çünkü amazon da walmart gibi tedarik zincirinde perakendeci olarak üreticiden daha güçlü olan bir firma. yayıncı yüksek fiyat çekse bile düşürebilir. ama dediğim gibi bu maliyetin altına girecek potansiyel türkiye’de var mı? orası tartışılır. walmart zamanında migros’u alarak türkiye’ye girecekti, vazgeçti mesela. gerçi walmart’ı sadece borsa mevzuyla açıklayamayız ama bu tür firmaların bu koşullarda türkiye’yi pek cazip bulmadığı da bir gerçek.

    kafanızı şişirdim ama söylemeden de edemedim. inşallah gelir amazon. amazon’un köpeğiyiz.

  • Kafa şişirmek ne demek Sinem, keyif aldım yorumunu okurken 🙂 Eksik olan boyutların analizini de sen yapmış oldun, teşekkürler valla.

    Dış dünya ve Türkiye dinamikleri çok çok farklı olsa da yerli kanallarımız e-kitap ve e-ticaret konusunda inanılmaz tecrübeli dünya devleri ile mücadele etmek durumunda kaldıklarında kendilerini daha iyiye doğru geliştirmek zorunda kalacaklardır, bu durumda da her zaman kazanan biz olacağız.

    Gelsin inşallah bu markalar, gelsin 🙂

  • 1997 yılında ODTÜ İşletme birinci sınıf öğrencisiydim ve bir ders için “e-ticaret” hakkında bir makale yazmam gerekiyordu. Üniversite hayatımın en zor ödevlerinden biriydi. Çünkü 1997 yılında google yoktu, akıllı telefonlar ve laptoplar yoktu. Erkek arkadaşımın ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği 3. sınıfta okuyan bir arkadaşı sayesinde materyal bulabilmiştim.

    Bugüne geldiğimizde ise teknolojik değişime ayak uydurmak hem ilgi, hem de maddi güç gerektiriyor.

    Konu kitap okumak olunca ise etrafımda e-kitap okuyucusu olan pek çok arkadaşımın elektronik cihaz kullanma hevesiyle kitapçıya girseler bile yüzüne bakmayacakları klasikleri okuduklarını görüyorum. Maksat okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması ise e-kitap okuyucular hem çocuklar hem de bizim nesil üzerinde oldukça başarılı. Ben yaklaşık 8 aydır Amazon Kindle Touch kullanıyorum. Tabii ki Türkiye’de yaşadığım için kitap satın alma sıkıntım var. Amerika’da yaşayan arkadaşlarımın yardımıyla kitap temin ediyorum. Onlar kitabı satın alıp, benim kindle’ıma hediye olarak gönderiyorlar, ben de onlara para gönderiyorum. Örneğin, Taht Oyunları serisinin çıkmış tüm kitaplarını 29 USD’ye aldım geçenlerde. Dolayısıyla bu yazıyı okuyunca mutlu oldum. Amazon’un Türkiye’ye gelmesi beni çok mutlu eder.

    Ben okuma delisi olduğumdan her çeşit kitaba saldırıyorum bitmeyen bir açlıkla. Sahafların yeri ayrıdır bende. Ankara’da yaşadığımdan Dost Kitabevi’nin de yeri ayrıdır. Kaç yıllık geçmişimiz var ne de olsa. Kindle sahibi olduğumdan beri de Amazon’un yeri ayrı.

    Ben de uzunca yazmış oldum ama konu kitap olunca anlatacak çok başlık çıkıveriyor bir anda. Keyifli okumalar 🙂