22
Tem
2014
2

Harry Potter’ı yeniden okumak için çok geç olmadığına işaret eden 5 neden

Hobilerim arasında, her yıl Harry Potter’ı baştan sona okumak vardır. Baştan sona okuyamasam bile en azından birkaç kitabını okurum. Birkaç kitabını da okuyamazsam, en azından sadece 7. kitabı okur, yılı kapatırım. Geçenlerde de öyle bir Harry Potter dönemi yaşadım. Bir gün hiç nedensiz, evden çıkarken 7. kitabı çantama atıverdim. Baştan başladım son kitaba. Hatta Instagram’da bir paylaşım yaptım ve tesadüfen, Gülşen’in de o sıralar 7. kitaba başladığını öğrendim filan…

Başlıkta anlatmak istediğim şey şu: Harry Potter’a ilk kez başlamak için de, baştan sona tüm seriyi tekrar okumak için de, hiçbir zaman kısıtlaması yoktur, olamaz. Zira Harry Potter bir çocuk kitabı değildir, biz de çocukluğunu özleyen büyümemiş yetişkinler değilizdir. Harry, Ron ve Hermione bizim çocukluk arkadaşımızdır daha çok. Hani Facebook’ta doğum günü olduğunu görürsünüz de, “ay şu kerataya bir mesaj atayım, bakalım ne yapıyor” dersiniz ya… Onun gibi. Arada sırada tekrar hatrını sorarız Harry’ciğimizin.

Ve şimdi de, Harry Potter’ı okumaya üşenip, filmlerle yetinen Potterkafalar için 5 gaz verici maddede “Neden Harry Potter’a tekrar başlamalısınız?” konusunu irdeleyeceğim.

Bu nedenleri sihir dünyasının önemli rakamı olan 7’ye tamamlayabilir miyiz? Yazıya yorum bırakın, en iyi iki yorumu paylaşalım.

“It’s Levi-OOOO-sa…”

1. Unuttuğumuz çok şey var
Hermione’nin sinir bozucu ukalalığını hatırlıyor musunuz? Harry’ye sürekli “Ama Dumbledore Zihnefend kullan demiştieee!!1!1!!” deyip durmalarını? Sonra Dumbledore ve Harry’nin sihir dünyası ve hayatla ilgili uzun sohbetlerini? Fleur ve Ms. Weasley’nin kaynana-gelin çatışmalarını ve Fleur’ün Bill’e kurtadam günlerinde nasıl destek olduğunu? Peki Lupin ve Harry’nin Grimmauld Meydanı 12 numarada birbirine girdiği zamanı? Tabi Harry ile Voldemort’un upuzak da olsa akraba olduğunu da hatırlatmak isterim. Hadi koşun kitaplara.


2. Filmlerde olaylar yanlış anlatılıyor
Bir kere 7. filmde Ron bir anda ortaya çıkınca Hermione sadece ona yarprak fırlatmakla kalmıyor. Bildiğin dövüyor çocuğu yahu! Sonra Ron karakteri zaten filmlerde gösterildiği gibi kılıbık değil. Baya esprili, tatlı, tamam duygusal zekası gelişmemiş belki ama, Hermione’nin sevgisini kazanmak için pek çok kez elini taşın altına koyuyor. Sonra Harry, bildiğin problem çocuk Cemil. Sürekli her şeye aşırı tepki vermeler, küsüp gitmeler, “Allam niye kimse beni aramıyor, yoksa kimse beni sevmiyür mü” diye triplere girmeler…

Hadi karakterlerin nasıl resmedildiğini geçtim. Neville’in son filmde “BEN LUNA’YA ÇOK AŞIĞIM” diye bağrınmasını ne yapsak? Öyle bir şey kitapta yok! Olmadığı gibi, Neville ve Luna bambaşka ilişkiler yaşıyor. Bir kez bile birbirlerinden hoşlanmak, bir efendim date’e çıkmak falan bunlar yaşanmıyor. Sonra Voldemort’un Malfoy’a sarılması da yok kitapta! Hiç yok!

3. Hogwarts Savaşı, neredeyse bir Kurtuluş Savaşı kadar epik
Kitapta Hogwarts Savaşı 100 küsur sayfada anlatılıyor belki. Ama o 100 sayfa nasıl da geçmiyor; bir ben bir de Rowling hanım bilir. Sadece açıp o sayfaları bile okusanız, sizin için bir parmak bal kıvamında olabilir. Fred’in ölümü, Percy’nin ailesine geri dönmesi, tüm Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın büyük bir cesaretle savaşması filan… Kesinlikle açıp tekrar okunası yerler.

4. Artık hepimiz büyüdük ve iyilerin kazandığı bir hikayeye her şeyden çok ihtiyacımız var
Hayat hepimiz için zorlaştı. Birileri televizyona çıkıp bas bas bağırarak bizi kandırabileceğini, hayatlarımızı nasıl da kontrol altına aldığımızı fark etmeyeceğimizi zannediyor. Halbuki Harry Potter okuyucusu bunu yemez. Ölüm Yiyenler’in Bakanlık dahil tüm Sihir Dünyası’nda nasıl örgütlendiğini, gözümüzde Dumbledore’un itibarının zedelenmeye çalışıldığını, tüm bunların insanları ipe sapa gelmez suçlamalarla hapse atmaya kadar götürecek bir sürecin minik parçaları olduğunu, Potterkafalar iyi bilir. Harry Potter’ın 7 kitabında da kötülüğün ve iyiliğin sonu gelmeyen savaşlarından birinin anlatıldığını bilir Potterkafalar. Bu hikayenin de yalnızca biz Türkiye gençliği için değil, dünyadaki tüm gizli ve sinsi diktatörlükler için aynı şekilde ilerlediğini, bizi sonunda neyin beklediğini bilir Potterkafalar. Canım Potterkafalar…

5. Çünkü ’19 yıl sonra…’
Burayı okuduktan sonra gözyaşlarına boğulmayan Potterkafa var mıdır aramızda? Varsa terk etsin burayı!
Sizi bilmem ama, kitapta anatılan ’19 yıl sonra’ bölümünden en favori yerim, Ron’un oğlunun “Az evvel Ted Lupin’i gördüm. Victoire ile öpüşüp koklaşıyorlardı! Bizim kuzinimiz olan Victoire ileeee!” dediği ve Ginny’nin ona “Tanrım, babana ne kadar da benziyorsun…” deyip güldüğü yerdi. Bu ve benzeri pek çok diyalog hatırlanmaya değer bence.

Bir diğer favorimi ezberden yazıyorum. “Albus Severus Potter. Sana 2 Hogwarts müdürünün adı verildi. Bunlardan birisi benim hayatımda tanıdığım en cesur adamdı. Eğer Slytherin’ seçilirsen, o zaman da Slytherin çok iyi bir büyücü kazanmış olur. Ama çok istiyorsan Gryffindor’u seçebilirsin. Seçmen şapka senin isteklerini de göz önüne alır.”

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

[Güncellendi] Müjdeler olsun: Yepyeni bir Harry Potter kitabı geliyor
J.K. Rowling’den Gerçek Bir Roman: Boş Koltuk
Oksa Pollock ya da Dünya edebiyatına güçlü bir kadın figürü daha katıldı
Duyduk duymadık demeyin, Boş Koltuk geliyor!
  • Bak yine Snape’i hatırladım gözlerim doldu (ciddiyim) İçim eziliyor yahu her aklıma geldiğinde. Sırf O yüzden Slytherin’liyim diyorum. J.K Rowling de sağolsun, 11 yaşından alıp büyüttüğü nesle ”Artık yaşınız geldi alın size aşk, alın size damar. 40 yıl boyunca buna ağlayacaksınız” dedi resmen. Hoff. Neyse.
    Gifler de hep en sevdiğim sahnelerden. Ben çok öncesinde kitaplarını okuyup sonra filmlerini 2-3 defa izlediğimden çok takılmıyorum hikayenin değiştirilmesine. Çünkü kitabını okuyup sonra izlediğim hiçbir filmi beğenmedim zaten ömrümce öyle bir beklentim yok. Bir de sanırım senaristlerin yazarlarla egosal bir savaşımları oluyor, ondan.

  • Filmde kitaptaki kadar etkileyici bulmadığım en önemli sahnelerden biri de canım Sirius Black’in ölümü. Kitaptaki harika anlatım, Harry’nin Lupin’in kollarından kurtulmaya çalışması, çaresizliği, bizim de Harry ile aynı anda yaşadığımız şok.. sırf bu gözleri nemli bırakan hüzünlü satırlar için bile okunur tekrar.

  • Harry Potter ve Melez Prens filminde neredeyse hiç bahsedilmeyen Voldemort’un ailesi ve geçmişi için okunur.

    Evet, ben de gaza geldim şu an. Bayramda ne yapacağım belli oldu sanırım.

  • Derya misal

    Ben de bu ay seriye yeniden, bu kez İngilizcesinden başladım. Philosopher’s Stone’u bitirmek üzereyim şu an ve kitapların kesinlikle filmlerden çok daha zengin ve eğlenceli olduğu konusunda sana katılıyorum. Otuzu geçmiş biri olarak artık Harry Potter okumamalısın diyen iç sesi dinlemediğime de memnunum. Neredeyse on beş yıldır hayatımda olan bir hikayeden öyle kolay vazgeçemeyeceğim. İyi ki de öyle! 🙂

  • Kitabı keşfettiğimde -henüz Türkçe’si yoktu- yazara yardım olsun diye ilk ciltten iki tane sipariş vermem mi, Türkçe’si çıktığında bir kendime bir de mutlaka birinin hayatına sokmalıyım diye iki tane almam mı, annemle aynı anda okuduğumuz her ciltte iki ayraçla sürekli kitabı birbirimizden kapmamız mı… Potterkafa olmak böyle birşeydir!

  • Bu arada NEDEN OKUMALIYIZ: diktatöre topluca “Avada Kedavra” diyebilmek için.