30
Kas
2014
2

3 Kitap. 2 Şehir. 1,5 Ay ve 1 Calibro.

E-kitap konusu kitap severler için biraz tartışmalı bir konu esasında. Kimileri fazlasıyla romantik yaklaşıp e-kitap kullanmayı tamamen reddediyor, kimileri de hızlı bir şekilde adapte olarak e-kitap okuyucularını hayatlarının önemli bir yerine oturtuveriyor. Romantiklerin en büyük savı “Kitap Kokusu” olurken karşı taraf okuma kolaylığı, taşıma kolaylığı, tüm arşivini yanında taşıyabilme gibi fonksiyonel faydaları sıralıyor. Ben daha çok romantik tarafta olduğumu düşünür ve basılı kitaptan kolay kolay vazgeçemeyeceğimi sanırdım. Şimdi görüyorum ki bu düşüncemin temelinde, karşıma henüz baştan sona tasarlanmış bir e-kitap okuma deneyiminin çıkmaması yatıyormuş. İşte bu noktada hayatıma Calibro girdi.

IMG_4698

Calibro, blogumuzda daha önce tanıttığımız ve blogger iletişimine de büyük bi önem veren, “Kitap dünyasının yeni kahramanı” Babil.com’un sunduğu bir ürün. Bu ürün önce otobüs duraklarındaki mükemmel giydirmesi ile dikkatimi çekti, sonra bilboardlar, internet reklamları, televizyon reklamları derken her yerde Calibro’yu görmeye başladım ki sipariş vermekten başka çarem kalmamıştı.

Calibro’nun iki farklı modeli var: Calibro Basic ve Calibro TouchLux. Basic modeli; 6’’ E-ink ekrana, 4 GB’lık depolama alanına ve 188g ağırlığa sahip. PDF, PDF (DRM), EPUB, EPUB  (DRM) gibi en popüler e-kitap formatlarını destekliyor. (Tüm teknik detaylar için lütfen tıklayın). Bu yönüyle Kindle’ın temel e-kitap okuyucu konfigürasyonu ile neredeyse tamamen aynı özelliklere sahip bir e-kitap okuyucu. TouchLux modeli ise Basic modelin sunduğu özellikleri karşıladığı gibi; okuma ışığı, dokunmatik ekran, DropBox entegrasyonu, sosyal medya paylaşım imkanı, detaylı not alma gibi ekstra özellikleri ile öne çıkıyor. Basic model 149, TouchLux modeli ise 249 TL’den satılıyor.

İşte ben de 1,5 aydır Calibro Basic modelini, tabiri caizse bayıla bayıla kullanıyorum. Bu bir buçuk aylık sürecin içerisinde yıllık iznimi kullandığım ve Antalya’da geçirdiğim bir hafta da bulunuyor. Tatilde kitap okumanın tadı her zaman için bambaşka. Calibro ile sahilde kitap okumak tam anlamıyla bir keyif oldu benim için, zira güneş ışınlarından hiçbir suretle etkilenmeyen bir ekranı var (iPad ve benzeri alternatiflerin kullanıcıları her zaman için yarı yolda bıraktığı bir nokta.) Her gün 30-45 dakikalık bir kullanımla bile ibre oynamayan pil ömrü ise, fişlerimiz ile bağımlı bir ilişki kuran biz modern çağ insanları için gerçekten de tanrının bir lütfu gibi. Calibro’nun dahili mağazası Babil.com, günden güne yayınevleri ile anlaşmalarını genişleterek sunduğu e-kitap çeşidini arttırıyor, bu çok büyük bir artı. Şu ana kadar e-kitap sektörünün büyümemesindeki en önemli sebebin, yeterli içerik sunmayan yayınevlerinin olduğunu söylemek çok yanlış olmaz. Ancak e-kitap içeriği için sadece dahili mağaza Babil.com’a bağımlı değiliz, indirilebilir şekilde e-kitap sunan idefix.com ya da diğer kaynaklardan indirdiğiniz e-kitapları tek tıkla cihazınıza gönderebiliyorsunuz: bu da büyük bir özgürlük! Bu özellik, Calibro’nun satın alınma kararında büyük bir rol oynayacaktır diye düşünüyorum zira Türkiye’deki Kindle kullanıcılarının en sık yaşadığı sorundur satına aldıkları kitabı cihaza göndermek için atmak zorunda oldukları taklalar.

 

Geride kalan 1,5 aylık süreçte sahilde, otobüste, uçakta, serviste işe giderken, öğle arasında sıcak bir fincan kahve eşliğinde, pazar günü koltukta miskin miskin yatarken, yorgun argın girdiğim yatakta uykuya dalmadan hemen önce bana eşlik eden Calibro, artık onsuz yapamayacağımdan emin olduğum bir cihaz benim için. Şimdiden Paul Auster’ın New York Üçlemesi’ni, Elif Şafak’ın Bit Palas’ını ve George R.R. Martin’in Kralların Çarpışması’nı okudum ve daha önümde okuyacağım yüzlerce kitap olduğunu hissediyorum. Ve bunun basılı kitaba bir veda olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Kitap sahibi olmanın, evin en güzel köşesinde yükselen yüce bir kitaplığın, kitapçılarda geçirilen zamanın ve pek tabii ki canım kitap kokusunun sahip olduğu değer değişmedi, değişmez de. E-kitabı geleceğe açılan bir kapı, basılı kitabın zeki ve teknolojiyi seven kardeşi ve hayatınızı kolaylaştıran bir yenilik, bir tamamlayıcı olarak konumlandırmakta fayda var.Tavsiye ediyorum, siz de deneyin. Pişman olmayacaksınız.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

babil.com ‘un tatlı jesti
Amazon Türkiye ve düşündürdükleri
İlk E-Kitap Deneyimim!
  • icinde kitap oluyor mu satın aldığınızda
    yoksa siz mi yüklüyorsunuz

  • sadece orjinal kitaplar mı okunabiliyor. herhangi bir pdf dosyası da kullanılır mı

  • Selamlar @rosehearted;

    İçerisinde ingilizce ona yakın dünya klasiği ve ”Mızıkacı Yanko ve Kamyonka” isimli kitap geliyor promosyon olarak.

    @weltschmerz herhangi bir pdf dosyasını da problemsizce aktarabiliyorsunuz 🙂

  • Ben de romantik bakanlardandım bu duruma ancak 2 yıl önce ilk e kitabımı satın alıp okumaya başladığım anda kolaylıklaır beni hemen yakaladı. Kağıd abasılı kitap da alıyorum artık, e kitap da. İkinci ke zokumayacağımı bildiğim kitaplar evde yer işgal etmiyor en azından. Üstelik seyahatlerde yanımda hangi kitap olsun diye düşünmeye gerek yok, hepsi içinde 🙂

  • @Vladimir Kesinlikle katılıyorum!

    Benim şu ana kadar yaşadığım en büyük ikilem, e-kitabını okuduğum ve çok beğendiğim bir kitabın basılısını alıp almamak arasında kaldığım durum oldu 🙂

  • Merhabalar,
    Bu cihaz aracılığıyla kitap okurken , satırların altını çizmek ya da notlar iliştirmek gibi uygulamalar mümkün mü?

  • Merhaba @Aje Esin,

    Deluxe modelde not alma kasları daha gelişkin. Basic modelde sadece altını çizebiliyorsun.

    Sevgiler,
    Mert

  • Bir Kindle kullanıcısı olarak e-kitap okumaya önceleri ben de karşıydım ama insan denemeye görsün!

    • Kesinlikle öyle 🙂 Yine de ben tam geçiş yapamadım diyebilirim, halen büyük bir keyifle basılı kitapları da alıp okuyorum. E-kitap’lara da aynı sempatiyi besliyorum, büyük rahatlık. Keyifli okumalar!