25
Mar
2015
0

Daunt Kitabevi

Yeni bir şehre taşınmanın en heyecanlı yanlarından biri de daha önce gidilmemiş, zincir mağazalaşmadan nasibini almamış kitapçılar keşfetmek olsa gerek. Londra’daki Daunt Kitabevi ile tanışmam da yakında yapacağım ufak bir gezi için rehber niteliğinde ama ‘şuraya git, bunu ye’den öte olarak bana gidilen yerin tarihi ve kültürü hakkında bilgi verecek bir kitap aramamla başladı.
Güneşli ve soğuk bir Londra gününde Marylebone High Street’de elimdeki adresi ararken bu kadar güzel bir kitapçı ile karşılaşacağımı düşünmüyordum açıkçası. Sıra sıra lüks marka ve kafelerle dolu caddede ilerlerken “en kötü Regent’s Park’ta oturur bir kahve içerim” diye geçiriyordum içimden. Ahşap kapıyı aralamamla günün ikinci yarısında ne yapacağım sorusuna cevap bulmuş oldum.
Daunt Kitabevi, Kral Edward dönemi ile özdeşleşmiş mimari yapısı ile her kitapseverin düşünmeden saatlerini adayacağı güzellikte bir kitapçı. Eskimiş ahşap parke ve balkonları, yüksek cam panelli tavanı ve rahat deri koltukları ile üç kata yayılan Daunt Kitabevi’ni güncel kitap kısmı ve gezi kitapları olarak ikiye ayırabiliriz. Hemen girişte bulunan yeni çıkmış kitaplar, ciltli veya ciltsiz klasikler, en beğenilen seçme romanlar gibi oldukça ilgi çekici ilk bölümü geçtikten sonra kitapçıya asıl namını veren ve üç kata yayılan gezi kitapları kısmına geliyoruz. Önce kıta sonra ülkelere göre ayrılan bölümlere ayrılmış kitaplar ise sadece rehberlerden oluşmuyor. Örneğin, Avrupa katındaki Portekiz raflarına geldiğinizde halihazırda bulunan gezi rehberlerinin yanı sıra hem Portekiz üzerine yazılmış hem de Portekizli yazarlar tarafından ele alınmış romanlar bulunuyor. Lizbon gece hayatından Porto şarabına, António Lobo Antunez’in Bana Kuşları Anlat’ından Nobel Edebiyat ödüllü yazar José Saramago’nun klasikleşmiş romanlarına kadar her türlü kitabı bulmak mümkün. Daha da derine inip gittikleri yerlere zaman ayırabilecek olanlar içinse o ülkeye ait dilleri konuşma kılavuzları ve yol haritaları gibi ek yayınlar da mevcut.
Demem o ki, eğer sizin de benim gibi hem yeni yerler keşfetmeye hem de kitaplara zaafınız varsa Londra’daki Daunt Kitabevi’ne uğramadan önce tok olup olmadığınızı bir kontrol edin derim çünkü kapısından adım attığınız anda en az birkaç saatinizi içeride geçirmeniz gerekecek. Bir de raflarda göz gezdirirken yanınızda bez çantaları ile belirecek tanıdık simalara hazırlıklı olmak lazım. Helena Bonham Carter Daunt Kitabevi’nin bilinen müdavimlerinden sadece bir tanesi!