24
May
2015
2

Tatil her zaman eğlenceli değildir: Barbarın Kahkahası

Kitap okurken güzel, çok güzel bir cümleye her zaman denk gelmez insan. Çoğu zaman okuduğu şey sürükleyicidir evet, ancak aralarda öyle cümlelere denk gelir ki onlara sarılmak ister, o cümleyi yazan kaleme hayran olur, saygı duyar. Bazen kıskanır hatta. Pek çoğumuzun hayran olduğu yazarlar da bizleri böyle tavlarlar çoğu zaman.

Ancak o cümlelere her sayfada çokça rastlamaya başladığımızda o kadar etkilenmeyiz, fazlası rahatsız eder gözlerimizi, hatta elimizden bırakırız okuduğumuz kitabı biraz dinlenelim diye. Sonuç: fazlaca çizilmiş sayfalar ya da bir yerlerde okumaktan yorulduğumuz kitaplar.

Niye böyle bir giriş yaptım? Birkaç gün önce İstanbul’dan Bodrum’a yola çıkmadan evvel aldığım bir romanla ilgili hislerimi daha kolay açıklayabileyim diye. Sema Kaygusuz’un Metis Yayınları’ndan çıkan son romanı Barbarın Kahkahası’ndan bahsediyorum. Sema Kaygusuz’un Yüzünde Bir Yer isimli romanını okumuş, sevmiştim. ”Bu yazarları daha çok okumalı, takip etmeliyim,” dediğim isimlerden bir tanesiydi, yolculuk öncesi alınan yeni roman vesile oldu buna.
Sema Kaygusuz - Barbarın Kahkahası
Mavi Kumru Moteli’nin müşterileriyle tanışıyoruz ufak ufak. Sempatik karakterler yok bu motelde, ama çok gerçekler. Yüksek sesle oğlunu arayan bir anneye hepimiz aşinayızdır mesela bu gibi tatillerde, sinir eder bizi her şeyi büyütmesi, oğlunu bağıra çağıra araması, bulduğunda azarlaması. Ya da bu motellerde her daim genç, arada kavga eden ama çokça sevişen çiftler olur, o çiftler hem gözetlendiklerini bilirler, hem de etrafta neler olup bittiğini bilmişlikle karışık üsluplarıyla eleştirmeyi pek severler. Maaile tatile gelenler vardır, gürültücü, sabah kahvaltı için yer tutmak için koşturan, tüm şezlonglara havlularını seriveren. Ve doğa vardır aslında baş köşede, insanlar ‘onun’ denizine girerler, ‘onunla’ yaşayan balıkları avlarlar, ‘onun’ toprağında yeşeren çimlere basıp, elektriklerini atarlar. Kimler farkındadır doğadaki işleyişin? İnsan neresindedir bu çoktan belirlenmiş düzenin? Kim gerçekten yaşamayı becerebilir bu acımasız düzenin içinde: çocuklar mı, büyükler mi?
Muhteşem cümleler okudum, biraz orada biraz burada. Kadının gücü ile ilgili, çocukların vahşete eğilimleriyle ilgili, adına ‘büyükler’ dediğimiz ama gelişime, dönüşüme kendini yıllar evvel kapamış insanlarla ilgili, önyargılarımızla ilgili, eleştiri dozlarıyla, basit ama karmaşık ilişkilerimizle ilgili. Ne çok zor, ne de kolay bir roman Barbarın Kahkahası. Hafif bir ürpertiyle okudum, Simin Hanım’ı pek sevdim, pek çok karaktere sinir oldum, bazen çok heyecanlandım, bazen de benim gibi Türk edebiyatını sevdiğini bildiğim dostlarıma mesajlar attım, ”Mutlaka okumalısın Barbarın Kahkahası’nı,” diye.
Ve şimdi, sanki daha çok Sema Kaygusuz okumak istiyorum. Geçen kış art arda okuduğum Ursula K. Le Guin’ler gibi, kendimi Sema Kaygusuz’un cümlelerine, karakterlerine, mekanlarına, olaylarına bırakmak istiyorum. Velhasılıkelam, Barbarın Kahkahası’nı, değerli bir yazarla tanışmak ya da incelikli bir roman okumak isteyen herkese tavsiye ediyorum.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Kırmızı Saçlı Kadın – Bir garip Orhan Pamuk Romanı
Ufak bir Stefan Zweig Maratonu
Hikayede – Oldukça – Büyük Boşluklar Var
Tükenen Kadınlar, Babaerkil Devletler