6
Eyl
2015
2

Wild (Yaban): Hayatta en zor olanı, kendi içine yapılan yolculuktur

Bu yıl okuduğum tüm kitaplar arasında beni en çok etkileyenlerden birisi, Cheryl Strayed’in yazdığı Wild (Yaban) oldu. İnsanın kendi içine, kendi vicdanına doğru yaptığı yolculuğun aslında en önemli yolculuk olduğunu bana bir kez daha hatırlattı bu kitap. Kitaptan öyle etkilendim ki, birkaç ay sonra benzer bir yolculuğa çıkmak için kolları sıvadım bile.

Cheryl Strayed’in 1995 yılındaki yolculuğunu anlattığı kitabı Wild (Yaban), tam bir “kendini dağa taşa vurma” hikayesi aslında. Çok sevdiği annesini kaybeden Strayed, sonrasında içine doğru bir çöküş yaşıyor. Uyuşturucu kullanıyor, kocasını aldatıyor, sokaklarda yatıyor… Derken bir gün ecnebilerin “wake up call” (uyanış çağrısı?) dediği türden bir şey yaşıyor ve artık kendine gelmesi gerektiğini anlıyor. Yola çıkma fikri de o günlerde gördüğü bir kitap sayesinde aklına geliyor. Pasifik Dağ Yolu’nu (Pacific Crest Trail, PCT) anlatan kitapta, yıllarca o yolu yürüyen kampçıların tecrübelerine yer veriliyor. Hangi kamp yerinde kalınmalı, giderken yanında neler götürülmeli, hangi dağın nasıl bir hikayesi var gibi… Kitabı alıp okumaya başlayan genç kadın “Evet,” diyor içinden “Benim tam da böyle bir yolculuğa ihtiyacım var.”

Wild 2014 7_zps2y1cxwkr

Solda: Reese Witherspoon. Sağda: Cheryl Strayed

Böylece dağlara, tepelere, çöllere doğru gitmeye başlıyor Strayed. Başladığı yerden ne kadar uzağa da gitse, aslında kendi içine, kendini ve ölen annesini affetmek üzere bir yolculuk yaptığının da farkında olarak… Çok değişik insanlarla tanışıyor, unutamayacağı manzaralar ve küçük doğal zaferler de ona eşlik ediyor. Ancak çok zorlandığı, artık medeniyete geri dönmek istediği, “Yapamayacağım” diye düşündüğü pek çok an da oluyor. Üstelik pek çok ciddi yara alıyor. Ancak yoluna sürekli, inatla devam ediyor. Güneyde Meksika sınırından başlayan yolculuğu, ülkenin kuzeyinde, Kanada sınırına dek devam ediyor. Toplam 94 gün süren yürüyüşün sonunda ise annesini, eşini, ailesini ve en önemlisi de kendisini affetmiş, güçlü, kararlı bir kadın olarak ayrılıyor PCT’den.

giphy (1)

Kitabın aynı adla çekilen film uyarlaması Wild, 2015 yılında 2 dalda Oscar’a aday gösterilmişti. Başroldeki Reese Witherspoon En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilirken, yan roldeki Laura Dern ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday oldu. Ne yazık ki ikisi de Oscar’ı kazanamadı. Film, Witherspoon’un kendi kurduğu yapım şirketinin çektiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Bundan birkaç yıl önce “Hollywood’daki yapımcılar hep erkek kahramanların olduğu filmler çekiyor, bu iş böyle olmaz!” diyerek kendi yapım şirketini kuran Witherspoon, başrolünü kendi oynayabileceği, içine sinen bir senaryo arayışına girmiş. İlk olarak gözünü Gone Girl’e diken Witherspoon, David Fincher’ın “Cnm bi çekilir misin” demesi üzerine, filmin haklarını Fincher’a satmaya ikna olmuş. Zira Witherspoon, kendisinden daha tecrübeli bir yönetmen ve yapımcı olan Fincher’ın, bu kitabı daha iyi uyarlayabileceğini düşünmüş. Projeden elini tamamen çekmemiş ama; filmin yapımcıları arasında yer almaya devam etmiş. (İnanmayan buradaki iMDB trivia’sını okusun. Bu yüzden Witherspoon ilk film olarak kendisine Wild’ı seçmek durumunda kalmış. Çok da iyi yapmış bence.

Filmin başrolünde Reese Witherspoon var. Strayed’in çok sevdiği annesini ise, Angelina Jolie’nin eski kocası Billy Bob Thornton’ın, Jolie uğruna bir gecede terk ettiği eski eşi Laura Dern canlandırıyor. (Bu ayrıntıdan bahsetmek istedim, çünkü trivia’larda böyle bir bilgi olmasa da, Witherspoon’un Dern’ü tam da bu sebepten seçtiğini düşünüyorum. Ama bu konuda elimde bir kanıt yok tabii, benimkisi yalnızca bir his 😉 ) Strayed’in eski eşi Paul’ü ise, Newsroom’dan tanıdığımız Thomas Sadoski oynuyor. Wild’ın yönetmen koltuğunda Dallas Buyers Club filmiyle Oscar’a aday gösterilen yönetmen Jean-Marc Vallée bulunuyor. Senaryoyu ise, bu blogun yazarlarından Gülşen’in ve benim kalbimizde taht kuran yazar Nick Hornby yazmış.

wild_reesewitherspoon

Kitap beni öyle etkiledi ki, ilk işim ülkemizde de benzer yürüyüş yolları olup olmadığını araştırmak oldu. Araştırmak derken de küçük bir Google aramasından bahsediyorum elbette… Pek tabii, doğal güzellikleriyle meşhur ülkemizde de pek çok yürüyüş rotası bulunuyor. Bunlardan en uzunu ve en bilineni ise, Fethiye ile Antalya arasında bulunan Likya Yolu. Kültür Rotaları Derneği’nin bastığı rehber niteliğindeki kitapta yazdığına göre, yol boyunca pek çok arkeolojik kalıntı görmek mümkünmüş. Kitapta aynı zamanda, 540 kilometrelik yolun “güvenle ve keyifle” yürünebileceği de belirtiliyor. Tabi bu rota hakkında pek çok bilgilendirme çalışması yapan ve tüm tarihi yürüyüş yollarını ayaklandırmak için uğraşan derneğin de bundaki payı büyüktür bence. Sadece kitap basmakla kalmamışlar, aynı zamanda yöre halkının yürüyüş yolu hakkında bilgilenmesini de sağlamışlar. Likya Yolu kitabının içinde yer alan bilgiye göre, dernek aynı zamanda “kültür yollarının sürekliliğini sağlamak için plansız değişikliklerin yaratacağı yıkımlardan rotaları korumak veya en aza indirgemek için yetkili kurumlar ile işbirliği yapmayı” da amaçlıyormuş.

63343_5961344_dscf4550jpg

Likya Yolu adlı kitap, Kültür Rotaları Derneği’nin bastığı tek kitap değil. Derneğin Likya Yolu dışında Hitit Yolu, Sultanlar Yolu, Gastronomi Yolu ve Kaçkarlar adlı kitapları da bulunuyor. Bunlara ek olarak Aziz Paul Yolu ile İstiklal Yolu adlı 2 kitap da yoldaymış. Kitapların içinde bisiklet ve yürüyüş yollarının gösterildiği harita ile, yıl boyunca bölgelerin sıcaklıkları ve nerede kamp yapılabileceği hakkında bilgiler de yer alıyor. İdefix’den ya da Babil’den göz atmanızı tavsiye ederim.

Lik_4

Bu arada, kitabı Nisan ayında Bodrum’daki evinde ziyaret ettiğim Doğacan’dan, büyük bir yüzsüzlükle çorlamıştım. Kendisi bana kitabı verirken eli bile titremedi ama, kitabın onun için de büyük bir önemi olduğu belli. İçinin kan ağladığını da az çok tahmin edebiliyorum. 🙂 İnanılmaz miktarlarda kitap okuyan Doğacan hanıma kitap almak çok zor olsa da, yine de okumadığı ve gönülden bağlanacağı bir kitap bulmak ve borcumu ödemek konusunda kararlıyım. Bu da kayıtlara geçmiş olsun ^_^

Aşağıda, kitabın yazarı Strayed ile yapılan bir röportaj var. İzlemenizi tavsiye ederim.