30
Ara
2015
2

2015’in En Etkileyici 5 Kitabı – Berfu*

Yılın son blog yazısını çoktan yazmış olduğumu düşünürken son dakikada bu sene okumalara doyamadığımız kitapları da seçip ufak bir liste de biz hazırlayalım dedik sizlere. Velhasıl, 2015’te okuduğum kitaplar arasından zorlanarak da olsa seçtiğim ‘yılın en etkilendiğim beş kitabı’ şu şekilde:

1. Beşinci Çocuk, Doris Lessing

Nobel ödüllü yazar Doris Lessing’in bizi gerim gerim gerdiği romanı 2015’in ‘en beğendiğim’ ilk kitabı. Modernitenin bir getirisi olarak görülen çekirdek ailenin küçüldüğü toplumlarına inat, İngiltere’de yaşayan Lovatt ailesi bolca çocuk yaparak hem aşklarını pekiştireceklerine hem de kalabalık aileleriyle mutluluğu yakalayacaklarına inanmıştır. Müthiş evlerinde, dört çocukları ve eş-dost-akraba ziyaretleriyle şenliklerle geçen neşeli hayatları beşinci çocuklarının doğumuyla sona erer. Çirkin, kaba saba ve bir o kadar da agresif doğan beşinci çocuğu hem kimse anlayamaz hem de zamanla bu kontrol edilemeyen karanlık bebeğin gerçekten de kötü niyetli bir yaratık olduğundan annesi bile şüphe duymaya başlar. Modern toplum eleştirisini ustalıkla yaparken zaman zaman da insanı irkilten bu Lessing romanı mutlaka okunmalı derim.

2. Demian – Hermann Hesse

Bir başka Nobel ödüllü yazar Hermann Hesse’nin kendini arayışını yansıttığı düşünülen ve Hesse kitapları arasında belki de en az ilgiyi gören müthiş bir kitap ‘Demian’. Roman kahramanı Emil Sinclair, büyüme sancıları arasında, iyilik ve kötülüğü, doğru ve yanlışı, din ve ahlak kurallarını sorgularken ruhsal bir girdaba girer. Roman, Emil’in kendini bulma çabaları ve çoktan kabul edilen varsayımları irdelemesiyle geçiyor. Kitabın yazılma döneminde ağır bir depresyondan geçen ve Carl Jung’a terapiye giden Hesse’nin Jung’ın öğretilerinden etkilendiği ve kitabın hem doğu felsefelerinden hem de Jung’dan izler taşıdığı ise oldukça aşikar. Okuması kolay olsa da derin anlamlarla dolu bu Hesse kitabını bende iz bırakan kitaplar arasına koymuş bulunmaktayım.

3. Bildigin Gibi Degil: 90’larda Güneydoğu’da Çocuk Olmak, Rojin Canan Akın – Funda Danışman

Kitap, adından da anlaşılacağı üzere yıllardır süregelen ve günümüzde hala devam eden Güneydoğu’daki devlet şiddeti üzerine, oldukça gerçek ve okurken can acıtan hayat öykülerini barındırıyor. Bu kitabı, hakkında çok fazla bir şey anlatmadan, özellikle ‘Ama onlar da hendek kazıyorlar’ diyen arkadaşlara tavsiye ediyorum. Türkiye’de yaşayıp yaşananların farkında olmamanın artık cehalet sınırlarını zorlandığını düşündüğümden, elimde olsa herkese birer kopya hediye edeceğim kitaptır da aynı zamanda. Türkçe konuşamadıkları için aşağılanıp aptal damgası yiyen, mermi kovanı toplamayı oyun bilen, annesini-babasını gözaltı sorgulamalarında kaybeden ve belki de hiçbir zaman gerçekten ‘çocuk’ olamayanların hikayelerini okuyacaksınız. Okurken boğazımın düğümlendiği, gözyaşlarımı tutamadağım nadir kitaplardan olan ‘Bildiğin Gibi Değil’ herkesin kitaplığında bulunmalı.

4. Güvercin, Patrick Süskind

Jonathan Noel yıllardır aynı bankanın bekçiliğini yapan, rutinlerini seven ve aksatmayan, içe dönük, elindekiyle yetinen bir insanken bir gün hayatına giren güvercin bütün düzenini altüst eder. Güvercini düşünmekten, onu bir takıntı haline getirmekten adeta sinir krizi geçiren roman kahramanın düşüncelerini oldukça başarılı bir şekilde kitaba yansıtan Süskind’in bu kısacık romanındaki karakter analizleri ise insanı adeta büyülüyor. Her ayrıntısını planlasanız da yolunda gitmeyen ufacık bir detayın bile hayatınızı yoldan çıkarabileceğini ve sandığımızdan daha da kırılgan bir yapıya sahip olduğumuzu hatırlatan Süskind’in bu sıradışı romanı da kesinlikle 2015’in en’leri arasında.

5. Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş

Hasan Ali Toptaş 1994’te Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandıktan sonra basılan Gölgesizler, yazarın diğer kitapları gibi derinliğiyle sizi alıp götürüyor. Tanıdık Toptaş temalarından varlık/yokluk üzerine yazılan roman, İstanbul’daki bir berber dükkanı ile nerede olduğu bilinmeyen ama uzakta olan bir köy arasında geçiyor. Köyden kaybolan insanlar (gerçekten varlar mı belli değil), olmayan bir zaman dilimi, olmayanlara yazılan mektuplar ile tamamen ‘yok-luk’ üzerine kurgulanan romanı okurken gerilmemek mümkün değil. Toptaş’a özgü, muhteşem demenin az kalacağı betimlemelerle incecik işlenen bu romanı okuyanlar eminim ki başka Toptaş kitaplarına da göz dikecektir.

Christmas Mistletoe

 

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

2015’in En Etkileyici 5 Kitabı – Doğacan*
2015’te neler okuduk?