21
Ara
2016
0

2016 Biterken, Kitaplar Birikirken…

Merhaba – eğer kaldıysa – Başucumuzda Kitap okurları,

Evet, ihmal ettim güzide blogumuzu, ona ayırabileceğim vakitte kah çalıştım kah aylaklık ettim. ‘İçimden gelmedi’den öte, “Yazmasak da, çizmesek de, o blog bizim blogumuzdur,” dedim sanırım içimden. Ama üzerimizdeki ataleti atma vaktidir! Bu bir ısınma yazısı olacak o yüzden…

2016 yılına girerken Goodreads‘in okuma ‘challenge’ında kendime 30 kitap hedefi koymuşum. Neyse ki bu hedefi geçmişim ve 48 kitap okumuşum oraya kaydettiğim. Şöyle bir göz attığımda bolca Murakami okuduğumu gördüm. 1Q84′ü, Sputnik Sevgilim‘i ve Kadınsız Erkekler‘i okumuşum. Yoga kitaplarının yanında, hamile yogası eğitimi aldığım için doğal doğum ve sezeryan ile ilgili kitaplar da önce başucumda, ardından kütüphanemde yerlerini almışlar. Stefan Zweig maratonu kapsamında yedi kitap okunmuş ve Bay Zweig’a hayran kalınmış. Türk yazarlardan ise, Orhan Pamuk’un Kırmızı Saçlı Kadın‘ını, Cemil Kavukçu’nun O Vakit Son Mimoza‘sını, Murat Gülsoy’un Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet‘ini, Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur’unu, Serhat Çelikel’in Karlar Altında Körler Ülkesi’ni ve Hasan Ali Toptaş’ın Başladığında Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha Yalnız‘ını okumuşum.

Processed with VSCO with f2 preset

 

Yılın son ayında okuduğum Henrietta Rose-Innes’in Hep Eve isimli öykü kitabını çok beğenmiş, Jonathan Franzen’ın Purity‘sini ve Oliver Sacks’in Hareket Halinde Bir Hayat‘ını, “Ben sonra size devam edeceğim, ama bu ara değil,” diyerek yarıda bırakmışım. İki kitap çevirmişim ve çevirdiğim kitaplardan olan, Aleksandar Prokopiev’in Homunkulus: Yetişkinlere Peri Masalları isimli öykü kitabı Pinhan Yayınları’ndan çıkmış; Can Çocuk Yayınları’ndan çıkan Liz Kessler’ın En İyi Arkadaşımdan Ayrı Bir Sene isimli kitap ise ikinci baskısını yapmış. Basılmayı bekleyen bir adet Maya Angelou kitabı ile çevrilmeyi bekleyen bir başka Maya Angelou kitabı da cabası. Çeviri açısından fena bir yıl olmamış yani, darısı diğer yılların başına.

Processed with VSCO with f2 preset

Bu arada okumayı dört gözle beklediklerim listesi de dağlar oldu tabii. Mesela şu anda çalışma masamın üzerinde beni bekleyen Homo Deus. Evet, henüz Yuval Noah Harari’nin Sapiens‘ini okuyamadım (o da okunacaklar listesinde en üst sıralarda) ama Sapiens’i çok beğenen arkadaşlarım Homo Deus’u okumak için onu okumamın zorunlu olmadığını söylediler. Sonracığıma, Yapı Kredi Yayınları’ndan Sabahattin Eyuboğlu ve Mina Urgan çevirisiyle sekizinci baskısını yapmış olan, Herman Melville klasiği Moby Dick‘i aldım, yeniden okumak için sabırsızlanıyorum. Eve Doğru’yu da basan yayınevi olan Yüz Kitap’tan çıkan, Mavis Gallant’ın Paris Öyküleri başucumda okunmayı bekliyor. Dave Eggers’ın Çember’i de. (Blogumuz yazarlarından Gülş okuyordu bu kitabı, muhtemelen bitirmiştir. Meraktayım!) Yine blogumuz yazarlarından Berfu’nun okumam için verdiği Moda’da Gezinti’yi de en yakın zamanda okumak ve Moda sokaklarında nostalji dolu yürüyüşler yapmak istiyorum.

d76ba7a1ae3ff24650417e5c721ffccc

2016 yılı, pek çok güzel anı biriktirdiğimi düşünmeme rağmen ülke ve dünya için karanlık günlerle dolu bir yıl oldu. Enseyi karartmamaya, kuyruğu dik tutmaya çalıştığımız her gün yeni bir haberle sarsıldık. Ama devam ediyoruz; nefes almaya, okumaya, sesimizi çıkarmaya ve sevmeye. Dilerim 2017’de bizi daha aydınlık günler bekliyordur. Ve buraya daha sık yazabilirim. Başucunuzdaki kitapların sizi her daim heyecanlandırması dileğiyle…