23
Ara
2016
1

Harry Potter ve Lanetli Çocuk: Lanetlenen kim, çocuk kim?

Eylül ayında St. Michel Lisesi’nde yapılan “Diyaloglar: Babaya Mektup” etkinliğine gitmiştim. Yazarlar Murat Gülsoy ve Ayfer Tunç, Franz Kafka ile Oğuz Atay’ın babalarına yazdıkları, ancak hiçbir zaman ulaştıramadığı mektuplar üzerinden, bu yazarların babalarıyla ve edebiyatla ilişkilerini çözümledi bizler için. Kafka babasının otoritesinden korkmakta ancak onu bir yandan da küçümsemekte, Oğuz Atay ise babasına karşı derin bir sevgi duymakla beraber onun taşralılığını bir alay konusu olarak görmekteydi. Her halükarda ikisinin de yazını babalarıyla ilişkilerinden etkilenmişti ve bu ilişki babalarının ölümünden sonra bile kullandıkları dili, hatta aile hayatlarını etkileyecekti. Harry Potter ve Lanetli Çocuk kitabını yeniden okumaya başladığımda (İngilizcesini çıkar çıkmaz almıştım Türkçeye çevrilince yeniden okudum), aklımda bu etkinlikten ve bu 2 kitaptan cümleler çınlamaktaydı.

Babalar ve oğullar ile anneler ve kızlar arasındaki çekişme, aile kurumu var olduğu günden beri sürmekte sanırım. En yücelttiğimiz kahramanlardan, toplumda en sorunlu gördüğümüz kişilere kadar herkesin karakterini, hemcinsi olan atasıyla arasındaki ilişki etkilemekte belli ki. Bir yandan kendimizi onlara layık evlatlar haline getirmeye çalışıyor, bir yandan da onlardan mümkün olduğunca uzakta, kendi karakterimizi oturtmaya çalışıyoruz. Halbuki onlarla barışsak, doğru bildiklerini örnek alıp hayatımıza devam etsek her şey ne kadar kolay olacak değil mi?

Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Potter ailesi bir arada. Harry Potter, Albus Severus Potter, Ginny Weasley-Potter. Foto kaynağı: Geekyapar

Harry Potter ve Lanetli Çocuk’ta da insanlığın en eski çekişmelerinden biri olan bu baba-oğul çekişmesine şahit oluyoruz. Serinin 7. kitabı olan Ölüm Yadigarları’nın sonunda, 19 yıl sonrasında buluyorduk kendimizi. 3 çocuk babası Harry Potter, çocuklarını Hogwarts’a yolcu etmek üzere Peron 9 ¾’e gelmişti. Bu arada ortanca çocuğu Albus Severus ile arasındaki bir diyaloğa şahit oluyorduk. Albus ya da ailesinin seslendiği şekliyle ‘Al’, babasının omuzlarına yüklediği iki büyük ismi sırtlanmış halde Hogwarts’a doğru yola çıkıyordu. Ancak içinde ailesinin geçmişine ve ona yüklendiğini düşündüğü misyona dair soru işaretleri taşıyordu.

Harry Potter ve Lanetli Çocuk adlı tiyatro oyunu, Ölüm Yadirgarları’nın bizi bıraktığı yerden meşaleyi devralıyor. Ancak bu kez başrolde Harry, Ron ve Hermione değil, ‘Al’ Potter var. Harry’nin “Sana 2 Hogwarts müdürünün ismini verdim” diyerek okula yolcu ettiği Al, Hogwarts’taki günlerini pek de mutlu geçirmiyor. Hem Dumbledore’un, hem Snape’in ismi verilen genç adam, Potter soyadının getirdiği ağırlık altında, Hogwarts’a adım attığı andan itibaren ezilmeye başlıyor. Sonuçta Albus omuzlarına yüklenen yükü Harry’nin ezeli düşmanı Draco Malfoy’un oğluyla arkadaşlık kurarak hafifletirken, babasına büyük bir kin beslemekten de vazgeçmiyor.

Draco Malfoy | Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Draco Malfoy ve oğlu Scorpius Malfoy. “Bu gerizekalı Draco’dan nasıl bu kadar iyi kalpli bir çocuk çıkmış?” diye şaşırıyorsanız yalnız değilsiniz… Foto kaynağı: Mirror

Ergenlikte çığır açan Al, babasının sevgi dolu çabalarına karşı hep kapıları kapatıyor. Bir yandan elindekilerin değerini bilmediği, Harry’nin başından geçenlere anlayış göstermediği için Al’e kızıyorsunuz. Bir yandan da bu çocuğun hiçbir zaman kendisi olamadığını düşünüp ona hak veriyorsunuz. Gerçekten de ‘Al’ hep ‘Harry’nin oğlu’ olarak anılıyor. Hep ona ‘layık’ olması bekleniyor. Seçmen Şapka onun için beklenenden farklı bir seçim yaptığı andan itibaren bir varoluş mücadelesi vermeye başlıyor.

JK Rowling’in etkisi sandığınızdan da az

Harry Potter ve Lanetli Çocuk adlı tiyatro oyunu aslında ‘fanfiction’ denilen, serilere hayran kişilerce yazılan türden bir hikaye. Sırtını Harry Potter serisine dayarken, asıl ilhamını ise JK Rowling’in Pottermore’da yayınladığı bir hikayeden almış. JK Rowling’in yayınladığı kısa hikayede serinin dedikoducu gazetecisi olarak bilinen Rita Skeeter, Harry ve arkadaşları hakkında bir haber kaleme almıştı. Yıllar sonra bir Quidditch maçında bir araya gelen kahramanlarımız büyümüş, birer yetişkin olmuştu. John Tiffany ile Jack Thorne, bu hikayeden yola çıkarak Harry’nin hayatına dair gayet gerçekçi bir hayal kurmuşlar. İş yerinde büyük stres yaşayan Harry nasıl bir baba olurdu? Çocuklarıyla ilişkisini sevecenlikle mi, otoriteyle mi yürütürdü? Peki ya geçmişindeki hayaletleri ve travmaları hiç hatırlamaz mıydı? Gençliğindeki rol modellerinden hangileri ona yetişkinliğinde yol gösterebilirdi?

Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Harry Potter ve Lanetli Çocuk oyunundan bir sahne. Foto kaynağı: Independent

Sonuçta Jack Thorne bu sorularına bir tiyatro oyunu yazarak cevap aramaya karar vermiş. Yönetmen koltuğuna oturmak ise John Tiffany’ye düşmüş. Yani genel kanının aksine bu hikaye yalnızca JK Rowling’den çıkmış değil. Hatta basın bültenlerinde ve tüm röportajlarda üstüne basa basa tekrar edildiği üzere JK Rowling’in rolü “destek olmaktan” öteye geçmemiş gibi duruyor. Zira oyun metnini okurken, alışık olduğumuzdan farklı bir dil kullanıldığını, hatta Rowling’in asla yapmayacağı türde mantık hataları da olduğunu görebiliyoruz.

Hikayenin tiyatro oyunu şeklinde yazılmış olması, insanın ağzında ekşi bir tad bırakıyor. Olayların arka planına ya da karakterlerin duygusal dünyasına dair çok az bilgi sahibi olabiliyoruz. Olayları çoğunlukla Harry’nin ruhunun aynasından görmeye alışmış olan okuyucular için bu hayli zor bir durum yaratıyor.

Otoriter Harry, siyahi Hermione

Serinin bazı hayranları, oyunda Harry’nin kötü bir baba olarak resmedildiğini belirterek, oyuna ve yazarlara tepki gösterdiler. Kitabı bir solukta ve büyük umutla bitiren bazıları, ‘hayatlarının 3 saati çalınmış gibi’ hissettiklerini yazdılar sosyal medyada. Ben ise öyle düşünmüyorum. Küçük yaşlarından itibaren duygusal ve psikolojik şiddete maruz kalmış bir çocuk Harry. Çocukluğu ve ergenliği boyunca önünde doğru düzgün bir rol modeli bulamıyor. Tam birisiyle bağları güçlenecekken, o kişinin ölümüne şahit oluyor. Bu kadar travmadan çıkan bir adamın bırakın normal bir baba olması, fonksiyonel bir yetişkin olması bile şaşılacak şey. Kaldı ki hikayeden anladığımız kadarıyla Harry’nin diğer çocukları James ve Lily ile arası gayet iyi. Bir tek Al ile sorun yaşamakta ki bu konuda tek suçlu da Harry değil bence.

Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Ron Weasley, Hermione Granger-Weasley, Rose Weasley. Foto kaynağı: Pottermore

Oyunda Hermione, siyahi bir oyuncu tarafından canlandırıldı ve bu durum pek çok tartışmaya sebep oldu. Döneminin hatta belki de tüm dönemlerin en çalışkan öğrencisi Hermione, kendisinden beklendiği üzere Sihir Bakanı olmuş durumda. Ancak ırkçılık tartışmalarının had safhaya çıktığı İngiltere’de, siyahi bir kadının bu denli başarılı olması, bir takım tepkiler toplamıştır elbette. Hatta siyahi olarak hayal edilen bir Hermione muhtemelen tüm ömrünü bizim tanıdığımız ve bildiğimiz Hermione’den farklı olarak, bir var olma ve kendini kabul ettirme mücadelesi içinde geçirmiştir eminim. Hepsi bir kenara, Voldemort’un tiranlığı sonrasında ırkçılık ve “saf kanlılığın” had safhada önem kazandığı bir büyücü toplumuyla karşı karşıyaydık. Bu toplum nasıl oldu da Hermione’yi onları yönetmesi için seçti? Bu konuda da biraz arka plan bilgisine sahip olmak isterdim doğrusu.

19 yıl sonra yeniden Potter…

Seriyi bilmeyen kişiler için Harry Potter, bir çocuk filminden ibaret olabilir. Ancak bendeniz ve pek çok Potterkafa için Harry, bizim çocukluk arkadaşımızdır. Hem de şu okuldayken yakın olup, hayatın gerçekleri karşısında tutunamadığımız arkadaşlardan da değil… Her aradığımızda orada olan, iyi günü de kötü günü de beraber atlattığımız, gerçek dostlardandır.

Nasıl mı? Açıklayayım…

Harry Hogwarts’tan ilk mektubunu aldığında ve bir büyücü olduğunu ilk öğrendiğinde, ikimiz de 11 yaşındaydık. Ölümü de, kaybı da, dostluğu da, okuldaki zorbalıkları da, ergenlik nöbetlerini de beraber yaşadık Harry’yle. Snape anılarımıza sızmaya çalışırken acıdan iki büklüm olduk, Dumbledore Astronomi Kulesi’nden düştüğünde ikimiz de felç halindeydik. Ve sıra büyük Hogwarts Direnişi’ne geldiğinde… Minerva McGonagall’ın okul heykellerini canlandırdığı “Piertotum Locomotor” anında da, Fred’in ölümüne de, bir anne gibi bildiğimiz tombik ve sevecen kadın Molly Weasley’nin “KIZIMA DOKUNMA SÜRTÜK” bağırışında da oradaydık.

Kitapların bize bahşettiği sihir sayesinde, her yıl bu anları yeniden yaşıyorum. Yılda 1 kez tüm seriyi en baştan, tekrar okuyorum. Neler olacağını bilmeme rağmen tüm acıları, tüm sevinçleri yeniden yaşıyorum. İşte 19 yıl sonrasında yaşananlar benim için bu yüzden çok derin ve yoğun anlamlara sahipti. Ama umduğumu bulamadım pek, açık konuşayım…

Benim gibi heyecanlı Potterkafalar İngilizce kitabı çoktan satın almış ve okumuş olmalı. Bu yüzden Türkçesini almaya gerek görmüyor olabilirsiniz. Bu noktada seriyi Sevin Okyay ve oğlu Kutlukhan Kutlu’nun çevirdiğini belirtmeliyim. Yani en başından beri Harry’ye ve dostlarını o güzel cümleleriyle hayata geçiren iki harika çevirmen tarafından… Kitabı onların dilinden okumak umduğunuzdan daha iyi sonuçlar yaratabilir.

Bir soru: Lanetli çocuk kim?

***Kitabı okumayanlar için bu kısım minik bir spoiler olacak!***

Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Harry Potter, oğlu ALbus Severus’u paylarken… Foto kaynağı: Time

Kitabın başlığında “Lanetli Çocuk” demesi benim kafamı karıştırdı. Burada 3 tane Lanetli Çocuk olabilir zira. Bunlardan ilki tabii ki Harry. Geçmişinden sıyrıldığını sandığımız, 19 yıl sonra tatlış bir baba olarak bulmayı umduğumuz Harry, çocukluğu ve ergenliğinden pek uzağa gidememiş durumda. Hem bir baba hem bir eş hem de bir yetişkin olarak sorunlar yaşamakta. İkincisi ise Al olabilir. Üstüne yüklenen 2 büyük isim ve 1 de soyadından ötürü, ne yapsa kimseye yaranamayan Al, kendisini çoğu zaman lanetlenmiş olarak görüyor. Bu çok açık. Ne kadar lanetlenmiş olduğu ise bir tartışma konusu. Son olasılık da Delphi aslında. Onun da doğduğu andan itibaren omuzlarına binmiş, aile yadigarı sırları var. O da bunlarla baş edebilmek ve “her şeyi değiştirebilmek” için son derece fevri yollar seçiyor ve bunun doğuracağı sonuçları hiç mi hiç umursamıyor.

Siz ne dersiniz? Sizce başlıktaki lanetli çocuk kim? Hadi tartışalım ^_^

Harry Potter ve Lanetli Çocuk Hakkında Kısa Kısa

  • Tiyatro oyununun ilk kez sahnelendiği gece, oyun metninin kitabı da satışa çıktı. Tarihler 31 Temmuz 2016’yı gösteriyordu. Hikayeye göre bu gece Harry’nin doğum günüydü.
  • Oyunda Hermione’yi siyahi bir oyuncu canlandırdı. Bu konuda Twitter üzerinden tepkilere maruz kalan JK Rowling, “Hermione’yi ‘Kabarık saçlı, dişleri ayrık bir kız çocuğu’ olarak tarif etmiştim. Beyaz olduğunu asla söylememiştim’ açıklamasında bulundu. Serinin takipçileri, ilk baskıların kapağındaki beyaz tenli Hermione’ye işaret edince Rowling, tepki gösterenleri ‘ırkçılıkla’ suçladı.
  • Tiyatro oyununu izlemek isterseniz hala vaktiniz var. Oyun Londra’nın West End bölgesindeki Palace Theatre’da hala sahnelenmekte.
  • 2 bölüm olarak yazılmış olan oyunun isterseniz yalnızca ilk bölümü için bilet satın alabiliyorsunuz.
  • Rowling ve ekibi, #KeepTheSecrets etiketi altında bir kampanya yaptı. Tüm izleyenlerden oyunda fotoğraf ve video çekmemelerini, oyuna gelememiş ancak kitabı okumak isteyecek Potterkafalar için hikayeyi mahvetmemelerini istedi.

Not: Bu yazının daha kısa ve nispeten tarafsız bir versiyonu, Radikal Kitap’ta da yayınlanmıştı söylemek ayıp… Onun da linki şurada: http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/harry-potter-nasil-baba-olurdu-434841