26
Ara
2016
0

”Sapiens” 2016 Yılının İz Bırakanı Oldu

2016 yılında 30 kitap okumayı kendine hedef koyup 13 rakamında kalmış bir okur olarak biraz buruk bir yıl kapanışı yaşıyorum. Ülke gündemi ve kendi kişisel gündemime dönüp baktığım zaman  onlarca fazla dönüm noktası canlanıyor zihnimde. Yoğun bir gündemle boğuşup durduk yıl boyunca. Tıpkı azgın bir nehirde boğulmamaya çalışan insanlar gibiydik. 5 yıl boyunca çalıştığım iş yerimden ayrıldım ve 11 Temmuz günü kariyerimdeki ilk iş değişikliğimi yaparak yeni bir şirkette göreve başladım. 15 Temmuz gecesi ülke tarihimizin dönüm noktalarından biri olan darbe girişimini yaşadık. Öyle de bir yıl oldu yani. Yuval Noah Harari’nin Sapiens kitabı ise geride bırakmaya hazırlandığım bu yılın aklıma kazınan kitabı oldu.

Goodreads’de 35,527 kez oylanıp 4.33 / 5.00 gibi etkileyici bir puana sahip olan Sapiens ile benim yolum, Eda ve Gülşen’in kitabı okumaya başlamaları ve buluşmalarımızda neredeyse derin bir tutku ile bana önermeleri sayesinde kesişti. Eda, üniversite günlerinden beri her zaman çok derli toplu ve çok çalışkan bir öğrenci olmuştur. Notlarını alır, önemli yerleri fosforlu kalemiyle çizer, post-it’lerle  küçük notlar almayı eksik etmezdi. Bana elindeki Sapiens kitabını gösterdiği zaman o günler gözlerimin önünden flashback gibi geçti çünkü kitap baştan sona notlar, altı çizili bölümler ve post-it’lerle doluydu. Başta durumu garipsemiş olsam da -günün sonunda ne kadar sıra dışı bir kitap olabilirdi ki?- ne kadar haklı olduğunu anlamam için kitaba başlamam ve 50 sayfa okumam yeterli oldu.

Öncelikle, Sapiens’e başlamadan önce tarih kitapları ve tarih anlatıcılığı ile ilgili bildiğiniz tüm şeyleri unutun ve temiz bir başlangıç ile kitabı elinize alın. Zira Yuval Noah Harari, bildiğimiz ve alışa geldiğimiz bir tarihçi değil. Olayları tıpkı bir masalcı gibi, birbirinden kopuk ve kendi sınırları içerisine sıkışmış bir şekilde aktarmıyor. Aksine insanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar olan tüm gelişimi birbirine sımsıkı zincirlerle bağlı, çok kuvvetli bir mantık sistematiği ile anlatıyor. Bu özelliği ile inanılmaz sürükleyici bir kitap Sapiens. Sürükleyici olmasına rağmen kitabı kısa bir sürede bitirmek ise bence imkansız çünkü her satırı, her paragrafı, her bölümü sindire sindire okumak ve üzerine derinlemesine düşünmek istiyorsunuz. Çok defa Sapiens’ten bir bölüm okuduktan sonra kendimi o bölümde okuduklarımla ilgili derin düşüncelere dalmış ve kitabı bir kenara bırakmış halde buldum.

İnsanlığın (bir bakıma) çöküşünün avcı & toplayıcı toplumdan yerleşik tarım toplumuna geçişi ile başladığını anlatan Harari, kitabın kalan bölümlerinde çoğumuzun esasında çok iyi bildiği bir çok tarihsel olayı bize farklı açılardan bakarak anlatıyor. Yani aslında size yeni ve bilmediğiniz bir şeyi öğretmeyi vaat etmiyor bu kitap. Çok daha önemli bir şeyi başarıyor, size bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor ve ufkunuzu açıyor. Sizi bilmem ama bu niteliğe sahip kitaplara denk geldiğim zamanlarda kendimi gerçekten şanslı hissediyorum.

Kitapta altını çizmekten kendimi alamadığım bir kaç tane alıntıyı paylaşmak isterim:

İste bu Tarım Devrimi’nin özüdür: daha çok sayıda insanı daha kötü koşullar altında da olsa hayatta tutmak.

Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır.

Bankaların ve tüm ekonominin hayatta kalabilmesini ve büyümesini sağlayan şey geleceğe olan güvenimizdir.

Din insanüstü bir düzene olan inanca dayanan bir insani değerler ve normlar sistemiyse, Sovyet Komünizmi İslam’dan daha az din değildir.

Tarihin altın kurallarından biri, geriye dönüp bakınca bariz olarak görülen şeyin olay esnasında son derece belirsiz olmasıdır.

TED Konuşması

2015 yılının Temmuz ayında Sapiens kitabında anlattıklarını konu alan “Neden İnsanlar Dünyayı Yönetiyor?” isimli bir TED Konuşması da var Harari’nin. Şu ana kadar anlattıklarımdan kafanızda bir resim canlanmadıysa bu videoyu seyretmenizi de şiddetle tavsiye ederim.

Sapiens’ten sonrası: “Homo Deus Yarının Kısa Tarihi”

Ve gelelim bugüne. Ne mutlu bize ki bize yine yeni ufuklar açacak bir Yuval Noah Harari kitabı var elimizde: ¨Homo Deus – Yarının Kısa Tarihi¨. İlk insanlardan günümüze kadar hikayemizi anlatan Harari Homo Deus’da da yarınımızı ve bizi bekleyenleri anlatıyor. Tıpkı Sapiens gibi o da Kolektif Kitap’tan yayınlandı ve geçtiğimiz günlerde kitapçılarda ve İnternet sitelerinde satışa sunuldu. Kitabı satın aldım ve okumaya başlamak için oldukça heyecanlıyım. O kadar heyecanlıyım ki bazen acaba işten izin alıp tüm dikkatimle beraber bu kitabı mı okusam diye içimden geçirmiyor değilim. Bu vesile ile, Kadıköy rıhtımdan Moda’ya doğru uzanan yolda sol tarafta kalan, küçük sevimli bir binaya sahip Kolektif Kitap yayın evine de bir teşekkür etmek gerekli, böyle kaliteli bir kitabı bu kadar duru ve akıcı bir dil ile çevirip yayına hazırladıkları için.

Sapiens ve Homo Deus

Son olarak 2017 yılından dileğim, tıpkı Sapiens gibi vurucu daha fazla kitapla karşılaşmak ve daha çok yazı ile okuduklarımı sizlerle paylaşmak olsun.

Şimdiden mutlu seneler!