19
Oca
2017
0

Ateşteki Güve: genç Capote’nin gündüz düşleri

Bu hafta benim için çok önemli olan bir roman çevirisini bitirdim. Litrelerce kahve, sabaha karşı yatılan geceler ve sonsuz saatler boyunca dinlediğim klasik müzik listelerinin ardından, her şey bitti ve biraz ağladım. Ağladım ve rahatladım. Ama kafam hâlâ çok doluydu, rüyamda bile çeviri yapmaya devam ediyordum. Bir şeyler okumaya, yalnızca kendim için okumaya acilen ihtiyaç duyduğumu fark ettim. Akademi Kitabevi’ne girdim, dolandım durdum ve gözüme Truman Capote’nin Ateşteki Güve kitabı çarptı. Capote’nin Tiffany’de Kahvaltı ve Soğukkanlılıkla kitaplarını okumuştum ama o kadar çok zaman olmuştu ki. İtiraf ediyorum, o sırada roman okumak yerine öykü okumak istiyordum ve kalemini çok beğendiğim Melisa Kesmez’in bu kitabı çevirdiğini görmem de üzerine tuz biber ekti. Kitabı aldım, yakınlarda bir yere oturdum, içkimi söyledim ve okumaya başladım.

 

Anlattığım olayın üzerinden bir buçuk gün sonra vedalaştım kitaptaki öykülerle. Kamelyalarını satmak istemeyen yaşlı kadınla, köpekleri çok seven Teddy’le, ispiyoncu Ethel’le, kocalarını öldürmeye meraklı şen dul Bayan Rittenhouse’la, kleptoman Hilda ve nicesiyle de vedalaşmak zorunda kaldım tabii. Öncelikle şunu söylemeliyim, Capote’yi hiç İngilizce okumadım. Ama Melisa Kesmez çevirisi su gibiydi, kitap akıp gitti, o yorgun zihnimi dinlendirdi, bambaşka dünyalara gezintiye çıkardı.

 

 

Truman Capote’nin gençliğinde yazdığı öyküler bunlar. Yazar hakkında biraz araştırma yaptığınızda zaten 11 yaşında (1924 doğumlu olduğuna göre, 1930’lu yıllardan bahsediyoruz) öykü yazmaya başladığını ve her gün okuldan eve gelip 3 saat boyunca yazı yazdığını öğreniyorsunuz. İlerleyen yaşlarında çılgın partileri, içki içmeyi ve şaşalı bir hayatı fazlaca sevdiğini göstermiş olsa da, başlarda müthiş bir gayretle çalıştığını ve 15 yaşından sonra da dergilere yazdıklarını göndermeye başladığını söylemiş bir röportajda. İlk defa da 17 yaşında kabul mektupları ulaşmaya başlamış eve. Bir enteresan bilgi daha vereyim: Bülbülü Öldürmek romanı ile Pulitzer alan Harper Lee ile çocukken kapı komşusuymuş Capote. Hatta Lee’nin romandaki Dill karakterini yaratırken arkadaşı Truman’ı örnek aldığı söyleniyor.

Haftalar süren yorgunluğumdan sonra Ateşteki Güve’deki öykülerin yalın anlatımı, öykülerde kimi zaman gerçeküstü ögelere yer veren, bazen yazarken çok eğlenmiş olduğunu hayal ettiğim sonlar hazırlarken, öte yandan da o yaşta dahi ‘illa ki öykünün sonunda okuru şaşırtayım’ tongasına düşmemiş, kontrollü ama özgün metinler okumak meditatif bir deneyimdi. Kesinlikle kütüphanemde daha fazla yer vermem gereken bir yazar olduğunu hatırladım Capote’nin.

“Dur, Marilyn! Yapma gözünü seveyim,” derken.

 

SabitFikir’de çalıştığım sıralarda, yazarların nasıl yazı ritüelleri olduğuna dair bir metin çevirmiştim. Orada, Paris Review için Pati Hill’in Truman Capote’yla yaptığı söyleşiden alınmış bir bölüm vardı:

“Ben tamamen yatay halde çalışabilen bir yazarım. Uzanmıyorsam rahat düşünemem, mutlaka bir yatakta ya da kanepede uzanıyor, kahve ve sigaraya da mümkün olduğunda kolay ulaşabiliyor olmam gerek. Öğleden sonraları ise kahveden nane çayına, oradan da şaraba ve martiniye geçiş yaparım. Ayrıca, yazmaya başladığımda daktilo kullanmam, yazılarımın ilk halini mutlaka elle yazarım, son hallerini de aynı şekilde tamamlarım.”

Eh, 15 yaşında öykülerini viski eşliğinde yazan biri için çok da şaşırtıcı ritüeller değil bence.

   kutlama içkisi & kutlama kitabı.

Şakayı bir kenara bırakırsak, Truman Capote’nin ölümünden (59 yaşında hayata veda etmiş) yıllar yıllar sonra New York Halk Kütüphanesi arşivinde keşfedilen bu öyküler, hem iyi bir edebiyatçının gençliğindeki ‘gündüz düşleri’ne bir bakış atmak, hem de gerçekten iyi bir çeviriyle Türk okurlara sunulmuş bir öykü kitabıyla güzel bir şeyler okumak isteyenler için kesinlikle önerebileceğim bir kitap Ateşteki Güve. Dediğim gibi, bu sene mutlaka birkaç Truman Capote kitabı daha okuyacağıma eminim. Bu gece de 2005 yapımı, başrolünde Philip Seymour Hoffman’ın oynadığı Capote filmini seyredeceğim. Edebiyatıyla ilgiliyseniz sizin de hoşunuza gidebilir belki.

 

 

 

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Bu Ananas Hakkında Bir Kitaptır
Düzeltmeler
Geceyi Burada Geçireceğiz.
Sel Yayınları sesimizi duydu!