15
Mar
2017
1

Hafta ortası molası: Bazı güzel kitaplar

Uzun zamandır düzenli olarak kitap okuyamadığımdan şikayet ediyordum. Aslında, kitap okuyorum okumasına ama o kitapları doktora sürecinde araştırmama vitamin niteliğinde okuduğum için tam olarak saymıyorum diyebiliriz. Dolayısıyla (biraz da kafamı ciddi kitaplardan kaldırıp nefes almak açısından) kendime her gün en az 30 dakika, mümkünse 1 saat ‘sadece zevk için’ kitap okuma süreci yarattım. Önceleri kahvaltı sırasında veya gözlerim kapanırken sayfa çevirmek zor gelse de son iki hafta oldukça verimli geçti. Gelelim hazinelere:

Kül Dağındaki Kütüphane

Bu kitabı adını ilk okuduğumdan beri almak istiyordum. Çıktığı zaman, birkaç kitapçı dolaşmama rağmen bulamamış, en sonunda çok sevmediğim dev bir kitabevine girip umutsuzca bakınırken rafın en köşesine sıkışmış olarak rastlamıştım kendisine. Kül Dağındaki Kütüphane tanrı rolü oynamak isteyen ama daha kendi içindeki ikilemleri çözememiş bir kadının hikayesi. Tanrı olmayı mecazi anlamda kullanmıyorum. Hikayenin başrolündeki Caroyln, gizemli bir karakter olan ve bir nevi evreni idare eden ‘baba’nın evlat edindiği 12 kişiden biri. Bu 12 kişi, kütüphanenin farklı bölümlerinde bulunan 12 ayrı konuya hakim birer uzman olarak yetişiyor. Kimse kendine ait konuyu diğer kütüphanecilerden biriyle paylaşamadığı gibi, bu karakterlerin uzmanlık alanları oldukça ilginç. Carolyn gelmiş geçmiş, var olan bütün dilleri biliyor, bir diğeri ölüleri diriltebiliyor, bir başkası hayvanlarla konuşabiliyor… Ve bir gün her şeyi kontrol altında tutan ‘baba’ ortadan kayboluyor.

Neil Gaiman tarzı fantastik kurgu seven benim gibi kişilerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir kitap bu. Gerek konusu, gerek birkaç yer hariç düşmeyen hikaye temposuyla kısa sürede okutuyor kendini. Lakin, burada kitabın yayımını üstlenen İthaki Yayınları’na birkaç sözüm var. Sanırım hayatımda okuduğum en özensiz ‘son okuma’ yapılmış olacak ki, sayfa başına en az 5 imla hatası düşüyor. Çevirinin kalitesi ise düşündürücü. Keşke orijinalini okusaymışım diye en az 100 defa iç geçirdim. İmkanı olanların da bu şekilde okumasını tavsiye ederim.

Scott Hawkins’in ilk kitabı olan Kül Dağındaki Kütüphane’nin sonu ise bende devamının gelebileceği hissini uyandırdı. Umarım…

Muhtelif Evhamlar Kitabı

Bir yandan sevgili Eda, “okuyamayacağınız kadar kitap almayın” diye bize telkinde bulunurken yazarlarımızdan Doğacan, kendisini YKY’nin önünde bekletmemi fırsat bilerek içeri girip bu kitabı bana almış. Tabii sevdiklerimizden gelen kitapların önceliği olduğu için, rafta okunmayı bekleyen dizi dizi kitabın önüne geçti Muhtelif Evhamlar Kitabı.

Ömür İklim Demir’in yazdığı kitap 2016 yılında Ankara Üniversitesi öykü ödülünü alırken geçtiğimiz günlerde de Haldun Taner öykü ödülüne layık görülmüş. Kitap gerçekten çok başarılı. En son Melisa Kesmez’in ‘Bazen Bahar’ ve Arzu Uçar’ın ‘Dış Kapının Mandalı’ kitaplarını okurken bu kadar düşünüp duygulanmıştım. Betimlemeleri her insanın ‘keşke ben de bu kadar güzel anlatabilseydim’ diyeceği cinsten. Bazı öykülerin birbirine referans yapması ise hikayeye farklı açılardan bakabilmenizi sağlayan hoş bir sürpriz olmuş.

“Ne diyeyim, huzur tuhaf şey arkadaş, ancak kaybedecek bir şeyin kalmadığında gelip seni buluyor,” cümlesiyle yakalayan kitap, öyküleri bitirene kadar yerinizden kaldırmıyor. Şahsen ben iki kere ara verdim, ikisini de boğazımdaki düğümleri açmak için su içerek geçirdim.

Kıssadan hisse, rahatlıkla okumanızı tavsiye edeceğim, kütüphanenizde olması gereken kitaplardan.

Simone de Beauvoir: Özgürlüğü Yazmak

Sartre ve Beauvoir

Nereye gidersem gideyim yolum YKY’nin önünden geçtiği için kitapları ile sık sık haşır neşir oluyorum. Almak istediğim yeni bir kitaba denk gelmezsem de mutlaka Genel Kültür Yayınları’na göz atıyorum. Çok geniş bir konu seçkisi olan bu dizide Homeros’tan Tibet’e, Camus’dan Mayaların Kayıp Şehirleri’ne herkesin ilgisini çekebilecek bir şeyler var. Cep kitabından çok az daha büyük bu mini kitaplar hem taşıma açısından kolaylık sağlıyor hem de baskıları çok kaliteli.

Daha önce Dada ile ilgili kitabı okuyup beğendiğim için her ay bir tane de olsa okumaya çalışıyorum bu seriden. Şubat ayında Simone de Beauvoir hakkında olan Özgürlüğü Yazmak’i okumuştum, bu ay için seçtiğim kitap ise ‘Marie Curie: Bilgin mi Bilimin Meryem Anası mı?’ oldu. Basımı biten ve okumayı çok istediğim kitaplar da var bu seride ama maalesef yakın bir zamanda basılacaklarını sanmıyorum. Böyle bir seti koleksiyon amaçlı da oluşturmak isteyenlerin ellerini çabuk tutmaklarında fayda var.

Prokrestineyşın

Başlanıp bitirilmesi gereken işleri inatla erteleme, savsaklama ve oturup çalışmak yerine ıvır zıvır şeylerle oyalanma alışkanlığı ile mücadele kılavuzu diye tanıtıyor kendini kitap. Yıllar içinde özenle besleyip büyüttüğüm ve artık ergen boyutlara erişip beni çileden çıkarmaya başlayan erteleme alışkanlığımdan bir nebze olsun kurtulmak için yine Doğacan’ın tavsiyesi ile okumaya başladım Prokrestineyşın’ı. Kitabın yazarı Timothy A. Pychyl erteleme alışkanlığı üzerine uzmanlaşmış bir psikolog. Ertelemenin nedenlerini ve sonuçlarını gayet ayrıntılı ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Yani, eğer çalışmaya başlamadan önce kahve yapayım – bir de masamı düzenleyeyim – aa dünkü maç ne oldu acaba – emaillerime hızlıca bakayım gibi ve nice bahanelerle aslında daha verimli olacağınızı düşündüğünüz ‘o’ pek de yakın olmayan zamana erteliyorsanız işlerinizi, bu kitaba bakmanızda fayda var. Aslında hepimizin zaman zaman sorumluluklarımızı görmezden geldiği anlar oluyor. Ama anlar, saatlere, saatler günlere dönüşüyorsa durum vahim bir hal alıyor demektir. Sonradan sıkıntıya düşmemek için, ufak bir hatırlatma niteliğinde bu rehber kitap.

Unutmadan, 2015 yılında kurulan Metropolis Yayıncılık’tan çıkmış bu kitabı, kapağından yazımına kadar oldukça özenli buldum. Tabii ki kitabın içeriği her şeyden önemli olmalıdır fakat yazım kurallarını hunharca yoksayan, özensizce çevrilmiş kitapları okumak gerçekten bir işkence haline geliyor. Bize aksinin de olabileceğini hatırlatan Metropolis Yayıncılık, umarım bu itinayı göstermeye devam eder.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Ransom Riggs’den Miss Peregrine’in Tuhaf Çocukları serisi: Uykudan önce gerçek masallar
Andy Weir’dan Marslı: Hayatta kalmak için inat eden bir astronotun hikayesi
Dış Kapının Mandalı
Hikayede – Oldukça – Büyük Boşluklar Var