27
Oca
2017
0

Virginia ve Vita: İki cambaz bir ipte oynar mı?

Geçen hafta yakın bir arkadaşımla minik bir kitap kulübü kurduk. ‘Kurmak’ doğru kelime mi bilmiyorum, çünkü tek yaptığımız şey beraber beş altı kitapçı dolaşıp, ikimizin de ilgisini çeken bir kitapta karar kılarak, onu almak ve okumaya başlamak oldu. Seçtiğimiz kitap Fransız yazar Christine Orban’ın Virginia ve Vita romanıydı. Can Yayınları’ndan...
Yazının devamı
19
Oca
2017
0

Ateşteki Güve: genç Capote’nin gündüz düşleri

Bu hafta benim için çok önemli olan bir roman çevirisini bitirdim. Litrelerce kahve, sabaha karşı yatılan geceler ve sonsuz saatler boyunca dinlediğim klasik müzik listelerinin ardından, her şey bitti ve biraz ağladım. Ağladım ve rahatladım. Ama kafam hâlâ çok doluydu, rüyamda bile çeviri yapmaya devam ediyordum. Bir şeyler okumaya, yalnızca...
Yazının devamı
13
Oca
2017
0

Arrival’ı anlama kılavuzu: Kullandığımız dili değiştirmek bizi de değiştirir mi?

Arrival filmi, Ted Chiang’ın “Story of Your Life” adlı kısa hikayesinden uyarlanmış. Hem Arrival filmi hem de bu kısa hikaye son derece güzel. İkisini de şiddetle tavsiye ediyorum. Başlarken Spotify’daki şu listeyi dinleseniz, seversiniz bence: Hepimiz doğumumuzdan kısa bir süre sonra annemize ait dili öğrenmeye başlıyoruz. Bu esnada yaşadığımız topluma...
Yazının devamı
5
Oca
2017
0

Michael Pollan’dan yeme-içme tavsiyeleri

Kafa dağıtmak, haberlerden kaçmak, hatta daha doğrusu dış dünyadan kaçıp kurtulmak için kitaplara sığındığınız oldu mu? Benimki de ne garip soru, hele ki Türkiye’de yaşıyorsanız yapmamış olmanız imkansız. Evet, Başucumuzda Kitap ekibi olarak mottomuz, “Yalnızca boş zamanlarımızda okumuyoruz,” olabilir, ama çok yakında, “Hayatın acı gerçeklerinden kaçmak için okuyoruz,”a da çevirebiliriz...
Yazının devamı
26
Ara
2016
0

”Sapiens” 2016 Yılının İz Bırakanı Oldu

2016 yılında 30 kitap okumayı kendine hedef koyup 13 rakamında kalmış bir okur olarak biraz buruk bir yıl kapanışı yaşıyorum. Ülke gündemi ve kendi kişisel gündemime dönüp baktığım zaman  onlarca fazla dönüm noktası canlanıyor zihnimde. Yoğun bir gündemle boğuşup durduk yıl boyunca. Tıpkı azgın bir nehirde boğulmamaya çalışan insanlar gibiydik....
Yazının devamı